“Soğuk, önemli bir yol göstericidir. Ama sonuçta soğuktur.” diyordu Antonio Porcia.

Genelde kışın diyete başlamanın zor olduğunu düşünürüz ancak istatistikler bu genel algıyı yalanlıyor. Çocuklar için de durum aynı. Doğum oranının tavan yaptığı ay temmuz ki bu bize çocuk yapmak için aralık ayının başlarında birbirimize yakınlaştığımızı gösteriyor. Tıpkı senenin başında kararımıza güç katan büyük bir azimle diyete başladığımız gibi…

Kışın zayıflamanın avantajı soğuğun değerli bir dost olmasıdır. Üzerine uzun bir makale yazılacak bu konunun detaylarına girmeyeceğim ancak basit bir örnekle işin prensibini açıklamak istiyorum.

1,5 litrelik bir su şişesini aldığınızda normalde sıcaklığı 4 derecedir. Suyu içtiğinizde, idrar yoluyla atılmak için vücudunuzu kat edecektir. Bu noktada sıcaklığı 36 derece olacak. Matematiksel olarak bu, 1,5 litre suyun sıcaklığını 32 derece arttırdığınızı gösterir. Yemek yaparken de bu miktarda suyu ısıtmak için gaz yakmanız ya da elektrikli ısıtıcıyı kullanmanız gerektiğini bilirsiniz. Eğer eğlenmek isterseniz, suyu genişçe bir tencereye koyun ve içine mutfak termometresi koyarak ısıtmaya başlayın ve 36 dereceye ulaşmak için ne kadar zaman gerektiğini gözleyin. Ben de benim gibi başkaları da bunu yaptık. Bu suyu ısıtmak için 60 kalori harcarsınız. Bu, 20 dakikalık bir yürüyüşe eşittir.

Yaygın düşüncenin aksine soğuk, çok sert olmadığı sürece, daha aktif ve canlı hissetmeyi sağlar. Buna karşın soğuk, açlık hissettirir.

Diyete başlayacaklara bir öneri vermem gerekirse, et gibi proteinlerce zengin, doyurucu ve vücudu tutan besinler tüketmelerini söylemek olacaktır. Eti, ekleyeceğiniz aroma ve baharatlarca zengin sosta iyice marine etmek için kıyın. Kümes hayvanları da derisini tüketmediğiniz sürece size çok yardımcı olacaktır. Deriyi çok iyi pişirdiğiniz ve dişlerinizle ezebileceğiniz kıvama getirdiğiniz zaman tüketebilirsiniz çünkü bu, içinde yağ kalmadığı anlamına gelir. Özellikle kalbe faydalı yağlı balıkları ve beyne, uykuya ve moralinize katkısı olacak omega 3 açısından zengin balıkları da unutmayın. Proteinlerce zengin bu besinlere ekleyebileceğiniz kadar da sebze ekleyin. Benim sloganım şudur: isteğiniz kadar kırmızı et, balık, beyaz et, yiyebildiğiniz kadar sebze, işte yasaklardan uzağız.


Son olarak, tatlı yemeye de hakkınız var. Yöntemime ait besinlerle yapılmış istediğiniz kadar tatlı tarifini internette bulabilirsiniz. Kışın, sizin için güzel ve HAFİF geçmesi dileğiyle !